UMRE ...

2010-05-03 20:01:00

 

UMRE'

 Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'in: "Umre, ikinci bir umreye kadar yapılan günahların keffaretidir. Hacc-ı Mebrur'un ise cennetten başka karşılığı yoktur" buyurduğu bilinmektedir. Hanefi fûkahası; mali kudreti ve sıhhati müsait olan mü'minlere umre vacip midir, yoksa sünnet midir? noktasında ihtilâf etmiştir. İbn-i Abidin bu konuyu izah ederken: "Cevhere sahibi vacip olduğunu sahihleşmiştir. Bazıları ona mutlak olarak "Sünnet" adını vermişlerdir. Ama bu vücûba aykırı değildir." Rivayetten anlaşılan sünnet olduğudur. Çünkü İmam-ı Muhammed (r.a.) umrenin tetavvû olduğunu nassan söylemiştir. Fetih sahibi buna meyletmiş ve delilleri naklettikten sonra: "Vacip ve nafile olduğunu iktiza eden deliller çatışmıştır. Binaenaleyh biri sabit olmayıp mücerred Peygamber (sav) ile Ashabının ve tâbiûn'un fiilleri kalmıştır. Bu da sünnet olduğunu icabeder; biz de buna kail olduk" demiştir" hükmünü beyan etmektedir.

Molla Hüsrev "Umre sünnetir. O, Kâbe-i Muazzama'yı tavaf ve safa ile Merve arasında sa'y etmektir. Umre yılın bütün günlerinde caizdir. Sadece Arefe gününde ve Arefe gününden sonra gelen dört günde mekruhtur. Çünkü o günler haccın ve hacca bağlı olan amellerin vakitleridir" buyurmaktadır. Feteva-ı Hindiyye'de: "Şer'i şerif'te umre; sıfat,ı mahsusa üzere, Kâbe-i Muazzama'yı ziyaret ve Safa ile Merve arasında sa'y etmektir. Bunlar ihramlı olarak yapılır. Serahsi'nin Muhıyt'inde de böyledir. Bize göre umre sünnettir, vacip değildir. Bir yıl içerisinde birden fazla umre yapmak da caizdir." Hükmü kayıtlıdır. 

İmam-ı Merginani: "Bize göre umre sünnettir. İmam-ı Şafi (r.a.) indinde ise farzdır. Zira onun için Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Umre bir farizadır. Tıpkı hacc farizası gibi" Hadis-i Şerifi vardır. Bizim için ise Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'in: "Hacc bir farizadır. Umre ise bir tetavvûdur" Hadis-i Şerifi esastır. Çünkü umre, hiçbir vakitle kayıtlı değildir. Umre, ondan başka birşeyin niyetiyle de edâ olunur. Bu ise tetavvû (Sünnet) olmasının işaretidir. İmam-ı Şafii (rh.a)'nin rivayet ettiği Hadisin tevili ise; umre bir takım amellerle takdir olunmuştur. Tıpkı hacc ibadetinde olduğu gibi. Zira Hadis-i Şerif'ler arasındaki tearruz (Biri bırakılmadan, diğeriyle amel edilemiyen, birbirinin zıddı) ile farziyyet sabit olmaz" hükmünü beyan etmektedir. Sahabe-i Kiram "Umre" için "Küçük hacc" demiştir. İbn-i Abidin: "Ramazan ayında umre yapmak başka zamanda umre yapmaktan efdaldir. Fetih sahibi bunu İbn-i Abbas'tan rivayet edilen şu hadisle istidlâl etmiştir: "Ramazanda bir umre yapmak, bir hacca bedeldir" Müslim'in bir tarıkinde: "Bir hacc iktiza eder veya benimle bir hacc" denilmiştir. Müslim demiştir ki: "Selef - Allah onlar sebebiyle bize rahmet etsin-" Umre'ye "Küçük hacc" derlermiş. Peygamber (s.a.v.) dört defa umre yapmıştır. Sahih rivayete göre bunların hepsi hicretten sonra Zilkâde ayında olmuştur" tamamı oradadır buyurmaktadır.

           

UMRE'NİN RÜKNÜ, VACİPLERİ, ŞARTLARI, SÜNNETLERİ VE EDEBİ

UMRE'NİN RUKNÜ Umre'nin bir rüknü vardır, o da tavaf'tan ibarettir.  

UMRE'NİN VACİPLERİ Umre'nin Safa ile Merve arasında sa'y etmek ve tıraş olmak üzere iki vacibi vardır.

UMRE'NİN ŞARTI Vakit hariç, haccın şartlarının tamamı umrenin de şartlarıdır. 

 

UMRE'NİN SÜNNETLERİ VE EDEBİ

Sa'yi tamamlayıncaya kadar, haccın sünnetleri ve edebleri, umre için de aynen geçerlidir.

 UMRE'NİN ZAMANI VE YAPILIŞI

Umre için belirli bir zaman yoktur. Her zaman yapılabilir. Ancak, Arefe günü sabahından bayramın dördüncü günü akşamına kadar yapılması mekruh görülmüştür.

UMRE'NİN YAPILIŞI

Umre yapmak isteyenler, gerekli hazırlıkları yaptıktan ve iki rek’at ihram namazı kıldıktan sonra, "Allah’ım! Senin rızan için umre yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle" diye niyet edip "telbiye" söyleyerek ihrama girerler. Bu şekilde ihrama girdikten sonra Kâbe’yi usulüne göre tavaf ederler. Nihayet Safa ile Merve arasında sa’y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkarlar. Böylece umre tamamlanmış olur.  

Mikat sınırları dışında kalanlar umre için ihrama, Mikat sınırlarında veya daha önce girerler. Harem Bölgesinde bulunanlar, Harem bölgesinin dışına çıkarak ihrama girerler. Harem Bölgesi ile Mikat sınırları arasında (Hıl Bölgesinde) olanlar ise bulundukları yerden ihrama girerler.

Ülkemizden gidip de, Mekke’de bulundukları süre içinde umre yapmak isteyenler, genellikle Medine-Mekke otoyolu üzerinde ve Harem-i Şerif’e yaklaşık 5 km. uzaklıkta bulunan "Ten’im"e giderek ihrama girmektedirler. Bugün burada "Hz. Aişe Mescidi" bulunmaktadır.

Umrede Kudüm tavafı, Arafat ve Müzdelife vakfeleri, Şeytan taşlama ve Veda tavafı gibi görevler (menasik) yoktur. Haccın ihram, tavaf, sa’y ve tıraş gibi menasikinde, rükün, şart, vacip ve sünnet olan hükümler, umrenin menasikinde de söz konusudur.

 HAC'DAN SONRA UMRE

Hac yapıldıktan sonra bir süre daha Mekke’de kalacak olan hacılar, imkân buldukları takdirde, isterlerse bayramın dördüncü günü akşamından itibaren umre yapabilirler. Özellikle ifrad haccı yapanların, hacdan önce umre yapmadıkları için, hacdan sonra umre yapmaları uygun olur.

Temettu haccına niyet edenlerin hacdan önce ikinci, üçüncü... umre yapmaları caiz ise de, o günlerdeki izdihamı da dikkate alarak, bunun yerine bol bol nafile tavaf yapmaları ya da mümkün mertebe vakitlerini Harem-i Şerif’te geçirmeleri daha iyidir.

Ülkemizden gidip de, Mekke’de bulundukları süre içinde umre yapmak isteyenler, genellikle Medine-Mekke otoyolu üzerinde ve Harem-i Şerif’e yaklaşık 5 km. uzaklıkta bulunan "Ten’im"e giderek ihrama girmektedirler. Bugün burada "Hz. Aişe Mescidi" bulunmaktadır. UmredeKudüm tavafı, Ar

10
0
0
Yorum Yaz