Suriye’de insanlığın Öldüğü Gün

2014-08-19 10:48:00

Suriye’de insanlığın Öldüğü Gün

Suriye olaylarının arka planında “Arap Baharı” denen sürecin domino etkisi var. Tunus’ta yaşanan devrimin etkisi; Mısır, Libya, Yemen gibi ülkelere ve Suriye’ye ulaştı. Dera’da 13-15 yaşındaki çocukların duvarlara Beşşar Esed’e hitaben “Doktor sıra sende!” yazmalarının ardından kaçırılıp işkenceyle öldürülmeleri sonucu, çocukların aileleri protesto gösterilerine başladı. Bu ailelerin de üzerine ateş açılmasıyla gösteriler farklı şehirlerde büyüyerek devam etti. Rejim katlettikçe halk daha fazla sokaklara çıktı, daha fazla kendini özgürleştirdi. Ordudaki vicdan sahibi bazı askerlerin de Özgür Suriye Ordusu’nu kurarak halka destek vermesi ve Esed ordusuyla savaşmaya başlamasıyla olaylar silahlı çatışmalara dönüştü. Şemdi Suriye'de yaklaşık 10 milyon kişinin insani yardıma ihtiyacı bulunduğunu, bunun 6,5 milyonunun evlerini terk etmek zorunda kaldığını, 3 milyonunun da komşu ülkelere sığındığını kaydeden Özer, "Suriye dışına kaçmak zorunda kalan Suriyelilerin dörtte üçü kadın ve çocuklardan oluşmakta, 1 milyondan fazla çocuk zor şartlar altında hayatını devam ettirmeye çalışmaktadır. Beşşar Esed yönetiminin silahlı saldırıları sonucu, ordudan kopmaların başlamasıyla kısmen silahlı bir direnişe dönüştü. Baas rejimi; ne uluslar arası baskıları, ne de halkın taleplerini dikkate alarak geri adım attı; aksine sivil halkı kadın, yaşlı, çocuk demeden katletmeye devam etti. Şu an öldürülen kişi sayısı resmi olarak 300,000 bin civarına ulaşmış bulunuyor, bunların 50 bine yakınını ise çocuklar oluşturuyor. Bir vurgulamak isterizki; eğer bir yerlerde insanlar haksız yere öldürülüyorsa, çocuklara işkence ediliyorsa, anneler durmaksızın ağlıyorsa; uluslar arası dengelerin, stratejik hesapların, ikili ilişkilerin bir kıymet-i harbiyesi yoktur! Suriye'deki kan, acı ve gözyaşı her geçen gün biraz daha artmaktadır.Esad yönetimi ve muhalifler arasında yaşanan çatışmalar hız kesmeden devam ederken en büyük acı ve kederi ne yazık ki yine masum Suriye halkı yaşamaktadır.Bugüne kadar binlerce masum insanın bir hiç uğruna evlerinden ve canlarından olduğu bu iç savaşta, önceki gün yaşanan kimyasal saldırı ise hem Suriye'yi hem de bölgeyi yeni ve dönüşü mümkün olmayan acıların yaşanacağı bir noktaya getirmiştir.Hedefi ve amacı çok net olan, faturası ise Suriye halkına kesilen bu savaşta kullanılan Kimyasal silah saldırısında şu ana kadar ölü sayısı bin 300'ü aşmış, yaralı sayısı ise 4 bin civarına ulaşmıştır.Önceki gün ekranlarımızda gördüğümüz ve gözlerimizin önünden gitmeyen o masum çocukların cansız bedenleri yüreklerimizi dağlarken, bu güç ve iktidar kavgasını çıkaranları bir kez daha lanetledik.2.Dünya savaşında Hiroşima'da, Irak'ta Halepçe katliamında kullanılan ve acısı hala dindirilemeyen kimyasal saldırıların tekrarının Suriye'de yaşanması tüm insanlığı derinden yaralamıştır.Faili her kim olursa olsun sivillere yönelik böylesine vahşice ve barbarca bir saldırının kabul edilmesi mümkün değildir. Irak'ta, Libya'da, Mısır'da ve Suriye'de demokrasi adı altında atılan adımlar tam bir vahşete dönüşmüş bölge halkları kendi içlerinde adeta düşmanlaştırılmıştır. Nasıl bir savaşın içinde olduklarını bile bilmeyen masum kadın ve çocukların bu şekilde katledilmesine İslam dünyası, Uluslararası İnsan Hakları örgütleri ve kamuoyu sessiz kalmamalıdır.Bu hain saldırılar bir an önce son bulmalı ve bu kirli savaş bir önce bitmelidir.

19
0
0
Yorum Yaz