COLAN TÜRKMANLARININ MİLLİ VARLIĞININ

2014-10-20 02:03:00

COLAN TÜRKMANLARININ MİLLİ VARLIĞININ QORUNMASINDA HALK EDEBİYATININ ROLÜ

Ali ŞAMİL Hüseyinoğlu,

Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Folklor

Enstitüsü Uluslar Arası İlişkiler Bölümü Başkanı,

Suriyenın İsraille sınır bölgesindeki Çolan Tepelerinde Duruzlar, Çerkezler ve Türkmenlar yaşayırdı. 1967.yıl Suriye-İsrail savaşı sırasında yerleşmiş oldukları Eyn Ayşe, El Kadiriye, El Rizeniye, El Sindiyene, El-Çedide, Eyn El Kara, Eyn El Sumsum, El Elika, Eyn El Alak, El Ahmediye, Kefer Nefah, El Mugir, El Mugir, Hafar, El Hüseyniye, El Dababiyye, Cuveize, El Hışniyye, Mumsiye, El Gasseniyye, Eyn Zivan, Medinit El Bas köylerinden çıkarılan Türkmanlerin bir kısmı iç savaşadek Colan’da (Birleşmiş Milletler kontrolündeki Koneytıra) olmak üzere yoğun olarak Şam’ın Seyyide Zeynep, Hacaresvet ve Kadem yoksul semt ve varoşlarında yaşamaktaydılar. Sayıları yetmiş bin çivarında olan Çolan (Golan) Türkmenlerinin son üç ilki durumundan net bilgi elde edilemedi.

İç savaştan önçeki yıllarda Çolan Türkmenlerinin halk edebiyatindan, ağızlarından(dialekt), yaşamlarından örnekler toplanmışdır. Suriyeda iki millyondan fazla Türkmenın Araplaşdığı halda, Araplar arasında ada kibi yaşayan Çolan Türkmenları sistematik bir baskı altında olmalarına rağmen zengin manileri, ata sözleri, masalları, gelenekleri onları Araplaşmaya koymamışdır. Bu makale kapsaminda Çolan Türkmenlerinden toplanmış melzemeler göz önüne serilecek, gelenekleri incelenecek, Çolan Türkmenları hakkında yazdığımız kitabın nedenleri ortaya koyulacak.

Türkmenlerin tarihi, geleneyi, halk edebiyatı hakkında yazılan eserlere katkı sağlaya bilmek amacıyla semopzyumada bildiri sunmayı kararlaştırdık.

Anahtar kelimeler: Çolan (Golan) tebeleri, Türkmenler, Suriye, İsrail işgalı, halk edebiyatı

Giriş

Birinci Dünya Savaşı tekce dünyanın siyasi haritasını değişmedi, halkların yaşamına da etkisini gösterdi. 19.yüzyıldan Doğuda şovinizmi körükleğen sömürgeçiler yüz yıllar boyu kardeş gibi iç-içe yaşayan halklar arasında bir duşmanlık tohumu septiler. Böylece yok edilen Osmanlı devletinin harabeliklerinde yaratılan yeni devletlerde halklar eski dönemlerde olduğu gibi kardeşcesine yaşaya bilmediler. Aynı dilde konuşan, aynı dine inanan, aynı kültürün taçıyıcısı olan kişilerden oluşturulan devletleri de bir-birine duşman durumuna getirdiler. Birinci Dünya Savaşından sonra yaratılan Suriya devletinde Nusrayriler, Şiiler, Aleviler, Sünniler, Dürziler ve Hristianlar (Hristianlar da Ortodokslara, Katoliklere, Protestantlara,

Keldan(Süryanilere), Marineler ayrılır) gibi çeşitli inançlı kişiler yaşamaktadır. Maalsef yaratıldığı günden darbeler, iç savaşlar ara vermiyor. Bütün bunlar orada yaşayan halkın hayatına etkisini gösteriyor. Yüz yıl önce dış güclerın etkisi ile Osmanlı devletini çöktürmege çaba gösterenlerin torunları bu gün iç savaştan kurtulmak için Osmanlının harabalıklarından yükselen Türkiye devletine sığınıyorlar.

Osmanlı devleti Suriyeda Arapların ve orada yaşayan farklı dilde konuşan, farklı inanclı kişlerin dillerinde okullarının olmasını, eğitim almalarını, kültürlerini yaşatmasını yasaklamadığı halde, yeni yaratılan Arap devletlerinde antlaşma şertleri bozularak Türkmenların (Türklerin) ana dilinde eğitim almaları, kültürlerini yaşatmaları engellendi. Şu da Türkmenların asimleye, Araplaşmasına yol açtı.

Ümit Özdağ 2012. yılın Mart ayının 15’de Yeniçağ gazetesinde yayımlatdığı “Suriye Türkleri” makalesinde yazır: “Suriye’de .... 1.5 milyonu hâlâ Türkçe konuşan, 2 milyonu ise Arapça konuşan, ancak Türk olduğunu bilen, 3.5 milyon Türk’ten bahsedilmez. Suriye’de bir iç savaş çıkar ise bu iç savaştan en fazla zarar görecek olanlar, İrak’ta olduğu gibi Türkler olacaktır. Bütün gruplar az veya çok silahlı ve savaşa hazırdırlar. Ancak Türkler, silahsız, örgütsüz ve dağınık durumdadırlar. (Özdağ Ümit, 2012, http://www. yenicaggazetesi.com.tr/suriye-turkleri-22058yy.htm). Turhan Çetin de Dr.Mukhtar Fatih ve Ali Öztürkmenin ve Oytun Orhanın “Suriye’de Değişimin Gündeme Taşıdığı Toplum: Suriye Türkmenleri” makalesine dayanarak Suriye Türkmenlarının sayını Ümit Özdağın kayd etdiği gibi gösteriyor. (Çetin Turhan, 2014:36).

Fahri Atasoy kendisi de Suriye Türkmenlarından olan ve hale orada akrabaları bulunan MHP Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ile “Suriye gerçeği ve Suriye Türkmenlerinin geleceği” konuşmasında yazır: “En son OSAM’ın araştırmasına göre elimizde veriler var. Buna göre: Halep’te 975 bin, Humus’ta 835 bin, Şam’da 460 bin, Lazkiye’de 385 bin,Hama’da 350 bin, Rakka’da 120 bin, Dera’da 75 bin, Tartus’ta 50 bin, İdlip’te 25 bin, diger bölgelerde 175 bin olmak üzre Suriye’nin her bölgesinde toplam 3,5-4 milyon Türkmen yaşamaktadır”. (Atasoy Fahri, 2014:52)

Deniz Turkmen Oğlu ise yazır: “Suriye'de yaşayan Türkmenler'in nüfusu hakkında verilen rakamlardan 500.000 tahmini bu gün artık eskimiştir. Yakın zamanlarda verilen tahminler ise 2.000.000 - 2.5 milyon gibi söylense de bunlar gerçek rakamlardan daha azdır, gerçek rakamlar 3 milyon civarında tahmin edilir. Bunlara da Araplaşmış Türkmenleri eklersek sayı yaklaşık olarak ikiye katlanır”. (http://www.gulceedebiyat.net/konu-suriye-turkmenleri-17932.html)

Suriye’deki Türkmenların sayı hakkındakı kaynaklardakı farklılıklar ülke istatistikinden geliyor. Suriyede bilincli şekilde nüfuz sayımı milletlere göre degil, dini inança göre aparılıyor.

Suriyadaki son iç savaşlar Ümit Özdağın söylediklerin doğurladı. İç savaştan en fazla zarar görecek olanlar Türkmanlardirse onların da en zor durumda olanı Çolan (Golan) Türkmenlarıdır. Neden ki, Halep ve çevresinde, öylece de Bayır-Bucak bölgesinde yaşayan Türkmenlar sınır yakın olduğunda bir kısımı Türk’iyeye sığına biliyor. Çolan Türkmanlarının ise gide bileceği yer yoktur.

1.Türk, Türkmen, yoksa Türkman?

Gazetelerde, dergilerde, kitaplarda, sosial mediada, radio ve televizyonda Suriye’da, İrak’da, İran’da, Türkmenistanda yaşayan Türk dilinde konuşan halklar için bazan Türk, bazan Türkmen, bazan da Türkman termini kullanılıyor. Konu ile ilgisi olmayan yabançı birisi iunları okudukda öyle sanar ki, farklı-farklı halklardan söz ediliyor. Toplantımıza katılan, Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Folklor Enstititus Türk Halklarının Folklor bölümünün başkanı, Doç.Dr. Afseleddin Asgerovun yakın günlerde yayınlanmış “Ümumtürk folkloru tarihinde Oğuzname yaratıcılğı” kitabında Türk, Türkmen, Türkman terminlerine aydınlık getirmiştir. Yekin ki, kendisi bu konuda sizlere geniş bilgi vereçekdir. Buna göre de konuya bildirimizde geniş yer ayırmadan bir statla kifayetleneceyik. Afseleddin Asgerov yazır: “Türkman etnonimi tarix sahnasine ilk dafa 8-ci yüzilda çıkmışdır. Hemin yüzilde birden-bira Çin kaynakları “Türkman (Te-kü-monq) ölkesi”nden bahs etmişdir. Türkmenlar Oğuzların İslamı kabul etməsindən ən azı 200 il öncə bir etnos olarak mövcud idi ve bu etnos türksoylu etnik qruplardan olan bir sıra oba ve oymakları öz içarisina almışdı. Ancak 10-cu yüzildan başlayarak Oğuzların İslamı kabul edib Türkmanlara katılması bu etnosun taleyinda mühüm rol oynadı.

Etnosdan, etnosun ve etnik sistemin varlığından söz açan araşdırıcı yazır: “Etnosun varlığı etnik sistemin varlığından, ömrü isa etnik sistemin yaşamasından asılıdır. Etnik şüurun ifadəsi kimi etnik adın yaşaması etnik sistemin qorunması hesabına etnosun öz varlığını davam etdirma-sindan kaynaklanırdı. Buradan aydın olur ki, Oğuzların (ümumiyyatla, Türklarin) İslam dinini kabul etmalari hala onların etnik manada “Türkman olmaları” demak deyildi. Oğuz etnik sisteminin içarisinda İslamı kəbul edan Oğuz, sadaca olarak, “Müsalman Oğuz” idi ve “Müsalman Oğuz” ifadasini “Türkman” etnoniminin anlamı kimi yok, yalnız bu manada işlatmak olar. Oğuzların İslam dinini qəbul etmalari “Türkman olmaları” ila naticalanmadi. Onlar öz etnik sistemlarini korumakla Türkman dünyasının içarisinda etnoloji bakımdan subetnos olarak varlıqlarını davam etdirirdilar” (Asgerov Afzeleddin, 2014:24-42).

2.Çolan Türkmanlarının yakın tarihine kısa bakış Kaynaklarda Çolan, Golan, bazen de Kolan gibi yazılan, daha fazla Çolan Tepeleri gibi kullanılan bölge bu günkü Suriye, İsrail ve Lübnan arasında 2 min km2. Burada yaşayan

Türkmanlarının eski tarihi Doğudakı Türklerin tarihi ile aynıdır. Şamdan Ak deniz kıyısndakı Haifa kentine giden kervan yolu Çolan Tepelerindeki Küneytra aşrımından keçiyor. Çolan Tepeleri'nden Güney Suriye ve başkent Şam rahatlıkla görülebiliyor. (http://www.zaman.com.tr/dunya_golan-tepeleri-nicin-onemli_431441.html)

Stratejik bir yer olduğundan hemişe Osmanlı devletinin dikkatinde olmuştur. İkinci Dünya Savaşından sonra dünyanın güclü devletleri Orta Doğunu tesir altında saklamak için bölgede İsrail devletini yaratdılar. İsrail devleti yarandığı ilk günden büyük stratejık önemi olan Çolan Tepelerini ele keçirmek için türlü planlar hazırladı.

1967. yılın Temmuzun 5’de başlayan ve 6 gün devam eden savaşda İsrail esgerleri Golan Tepeleri'nden 1158 km2 alana işgal etti. Haman günlerde bir Çolanlı genc öldürüldü, binlerle Türkman ise bölgeden kovuldu. Ata-baba yurtlarindan kovulanlar, evlerini terk etmek zorunda kalanlar İsrail esgerlerine karşi sert tepki gösteremediler. Bölge ile ilgili değerli araştırmalar aparmış Hişam Şabanı sömürgeçilere karşi savaşta şehit olan Çolanlılardan 1920. yılda 4, 1948. yılda 3, 1949. yılda 1, 1967. yılda 18, 1968. yılda 2, 1972. yılda 1, 1973. yılda 5, 1974. yılda 1, 1978. yılda 2, 1979. yılda 1, 1982. yılda 1 kişinin ismini, soy ismini ve doğulduğu köyün ismini veriyor. (Fadi İsa, Şabanî Hişam, 2007:8)

Ortadoğu'nun en önemli su kaynakları burada bulunuyor. İsrail su ihtiyacının yüzde 30'unu bu bölgeden sağlıyor. İsrail savaş günlərində colanlıların mal-mulkünü əlindən alıb, kendilerini ölümle tehdid etdiklerinden köylerini boşaltarak Suriye'ye kaçmak zorunda kaldşlar. İsrail hökumeti ise onların bir çok köylerini dağıdarak izlerini bu toprardan silməyə çalışdı. Sonra Çolan Tepeleri'nde 33 Yahudi yerleşim merkezi kurdu ki, burada da 15 bin Yahudi ve 18 bin Durzi Arap yaşıyor. (http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber& ArticleID=41890).

Savaşta Çolan Türkmenleri Çolan’ın en verimli arazileri üzerinde bulunan ve Sindyane, Kadirriyye, Dabya, Razzaniye, Ayn El-Sümsüm, Ulleyktü, Ayn El Alak, Ahmadiye, Kefer Neffah, Muğeyyir, Hafar ve Hüseyniyetü isimli toplam 12 Türkmen köyünden kaçarak colanlılar Şam’ın fakır mahallelerinde yerleştiler. Onlar 17 Nisan’daki Yenigün Bayramı’nda yılda bir kez BMD askerlerinin nezareti altında ata-babalarının mezarlarını ziyaret eiliyorlar. (http://www.diplomatikgozlem.com/TR/belge/1-7336/suriyede-golan-turkmenleri-varlik-mucadelesinde.html)

Çetin Turhan “Surıye Türkmenleri” makalesinde yazır ki, Çolan “1918 yılına kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Osmanlı hakimiyetinden sonra bölgede Fransız mandası iş başına gelmiş ve Türkmenleri asimle politikası sürdürmüşlerdir. Türkmenler bu duruma tepki göstermişler ve karşı koyma hareketi başlatmışlardır. Nitekin Türkiye ile Fransa arasında imzalanan 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antalaşmasının 7. Maddesi “Suriye’deki Türkmenlerin resmi dillerinin Türkçe olması ve tüm kültürel sosyal haklarının korunmasını” içermektedir.

(Çetin Turhan, 2014:35). Maalisef ne Fransa mandası, ne de ondan sonra hakimiyete getirilenler Antalaşma şartlarının Türkmanlara ait olan Maddesine emel etmediler.

Çolan Türkmanlarının sayı hakkında kaynakların verdigi bilgiler çelişkilidir. Onların sayını 40 binden 100 binedek olduğu gösterilir. Son kaynak Çetin Turhanın Türk yurdu dergisinin 2014 yıl Ocak, 317 sayında yayınlatdığı “Surıye Türkmenleri” makalesini göstere bilerik. Çetin Turhan yazır: “ 1999 tarihinde yapılan nüfuz sayımına göre bölgenin nüfuzu 400 bin kişidir. Bu tarihde Türknenlerin sayı 100 bin civarındaydı. Yani Türkmenler Gola nüfuzunun %25’ini oluşturmaktadır. Golandan toplam 20 Türkmen köyü bulunmaktaydı. 1967 Altı Gün Savaşı sonrasında İsrail işgalına güren bölgedeki tüm topluluklar göçe zorlanmıştır”. (Çetin Turhan, 2014:35).

3. Milli varlığının qorunmasında halk edebiyatının önemi

Halkın yaddaşında bin yıllar boyu yaşatarak günümüzedek getirdigi kültür bir kinişinin, bir etnosun olmaktdan çıkarak uluslararası bir toplumun kültürü olduğu bir zamanda yaşayırık. Bun göre de her birimiz kendi kültürümüzü korumakla, yazıya ve görüntüye almakla uluslararası topluma mal etmekle yanı sıra, dünyanın her bölgesinde, ister Afrıkada olsun, ister Güney Amerikada olsun, ister Çinde olsun, nerede olursa haman kültürü de korumalıyık. Bu her birimizin insanlık borcudur.

Türk kişileri de tarihen yaddaşlarını daha güvenli saymışlar. Bir roman kadar olan halk hikayelerimizi de, bir misralık şiir ve ya inancı da yaddaşlarında koruyub saklaya bilmişler. Buna göre de yaddaşındakı folklor, halk edebiyatı yazıya alınmadan, banta köçürülmeden ölürse bu bir kitaphannenin yok olması gibidir. Savaşlar, kaçkınlık onlarla kitubhanenin mahv edilmesi demekdir. 1967. yılda Altı Gün Savaşı sonrasında İsrail işgalına kaçıb Şamda ve başka bölgelerde yerleşen colanlılardan zamanında bilimsel şekilde folklor örnekleri toplanmadı. Bu da kültürümüzün bir kısmının yok olması demekdir. Buna göre de tüm imkanlardan yararlanarak folklor örneklerini toplamak, yayınlamak, banta almak, onu uluslararası kültürün bir parçasına çevirmek gerektir.

Zor durumlara bakmayarak Fadi İsa ve Şabanî Hişam alan çalışmaları zamanı topladıkları Ata sözlerinden ve deyimlerden bir kısmını veriyoruz:

Adamı ğılınç öldirmez, bir güççik söz öldirir.

Ağzı yédir, gözi utandır.

Alışmak ğudırmaktan béterdir.

Allah köpegin duasını kabul étseydi gögden sümük yağdırırdı.

Allah sağ gözi sol göze gerek étmesin.

Allahın emri olmasa yaprak ağaçtan düşmez.

Alma biş, ağzıma düş

Altın toprağa düşti, ğıymeti azalmadı.

Arpa eken buğda biçmez.

Asîlı dat, hasîrda yat.

At almadan axır yaptı.

At işler, eşşek yatar.

Ayakyalın gezerse tiken batar.

Bir enin sesi çıkmaz.

Dağ dağa ğavışmaz, ınsan ınsana ğavışır.

Datlı söz yılanı deliginnen çıkarır.

Gül tikensiz olmaz.

Ğızına vurmayan, dizine vurur.

Ğonşı aşınnan dok olınmaz.

İki ğarpız bir ende tutulmaz.

Kimse öz ayranına turşı démez.

Köre ışık ne yarar.

Laf ğarın doydırmaz.

Sağ baş, yastık istemez.

Sakla samanı, gelir zamanı.

Sen ağa ben ağa, sığırları kim sağa.

Yan yattı, çamıra battı.

Yaş yétmiş, işi bitmiş.

Zaman sene uymazsa sen zamana uy. (Fadi İsa, Şabanî Hişam, 2007:53-55)

Çolan Türkmenlerinin ata sözleri ve deyimler Azerbaycan Türkçesindeki, Türkiye Türkçesindeki, Türkmenistan Türkçesindekilerden o kadar da farklanmır.

Çolan Türkmenlerinin mani ve türkilerinde nümuneler aşağıda veriyoruz. Şunlar da Türk halklarının dördlüklerinden ister konu, isterse de tür itibarile aynıdır.

Tabbılım çala-çala,

Çıktım bir hüce dala.

Ya yıkıllım, ya öllim,

Ya bu sevdigmi allım.

Aya baktım, Ay bayaz,

Ğıza baktım, ğız bayaz.

Cébe baktım, para az,

Dédim bu ğız yaramaz.

Ağaçlar kölgelendi,

Güzeller sürmelendi,

Her güzelden bir öpiş,

Yüregim tézzelendi.

Daş altında pastırma,

Ğız saçını kestirme,

Kestirirsen az kestir,

El oğlana gösterme.

Harmana géttim atlı,

Alma yédim ne datlı.

Vérin yémin içerim,

Halal haramdan datlı.

Gédin bulutlar gédin,

Sevdigme selem édin.

Sevdigmin yukı datlı,

Yuksını halal édin.

Dambaşında durmoğlén,

Bıyığnı da burmoğlén.

Beni sene vérmezler,

Hiç ğarşımda durmoğlén.

Dambaşında durırım,

Bıyığmı da burırım.

Baban seni vérmezse,

Ben öğzeni bulırım.

Ğarşı ğarşı hanımız,

Ğarıştı harmanımız.

Sen ordan, ben de burdan,

Ğahrolsın düşmanımız.

Bir daş attım ğuvağa,

Az ğaldı ğırınmağa.

Altın yüzzik taktırdım,

Bir ğınalı barmağa.

Almanın irisine,

Daş attım birisine.

Beni çoban étsinler,

Ğızların sürisine.

Dam üstinde batarak,

Gelin ğızlar otırak.

Otırmaktan fayda yok,

Evlenek de ğurtarak.

Ğarşıda Türk evleri,

Yayılyar develeri.

Saçraşır suya gelir,

Bu Türk’in güzelleri.

Bağa girdim üzüme,

Tiken battı dizime.

Otırdım çıkarmağa,

Yar görindi gözime.

Emmim oğlı, Musacık.

Eni ğolı ğıssacık,

Hindi gelir görirsin,

Gülmeden de ölirsin. (Fadi İsa, Şabanî Hişam, 2007:55-59)

Ne yazık ki, elimizde Çolan Türkmanlarından toplanmış bilmeceler, masallar, tekerlemeler, destanlar ve başka türler yoktur. Bula bildigimiz melzemeler ise onu gösteriyor ki, okulları, gazeteleri, dergileri olmasa da, daima asimle altında olsalar da folklorları-halk edebiyatları

sayesinde dillerini ve milli varlıklarını koruya bilmişler. Arapların çenberinde yaşamalarına, hökumetin baxkılarına bakmayarak Colan Türkmenler eski Türk sözlerini Türkiyedeki, Azerbaycandakı, İrandakı, Türkmenistandakı soydaşlarından daha iyi ve sağlam koruya bilmişler.

Böyle ki, bizlerin günümüzde melek, peyğembe (resul), belğem, meteor, çekme (kundura), saya ve b.kullandığımız sözleri Çolna Türkmanları gögçek, ulak, ahrık, akanyıldız, edik, aya gibi kullanıyorlar. Şu da onu göteriyor ki, Suriyedakı Çolan, Halep, Bayır-Bucak ve b. bölgelerin Türkmenlarının kullandığı sözleri yazarlarımız, sunucularımız, gazeteçilerimiz standart dilimize getire bilerler.

Sonuc

2011 yılın Ocak tarihinden Suriye’de başlayan isyanlar kiçik gösteriler halinde başlayıp büyüyerken 18 Mart tarihinde Dera’a kentinde büyüyerek kısa sürede ülke çapına yayılmıştır. Hükümet gösterilere geniş çaplı tutuklamalar, işgenceler, polis şiddeti ve sansürle cevap vermiş, fakat gösteriler büyümede devam etmiştir. İki kişinin ölümüyle sonuçlanan olay, yaklaşık bir ay sonra Suriye’nin iç meselesi olmakdan çıkarak bölgesel ve uluslararası bir duruma dönüştürülmüştür.

23 milyon nüfuzu olan Suriye’nin nüfuzunun 9 milyonu kaçkın olduğu yasılıyor. Kaçkınların büyük bir kısmı da Türkiye Cümhuriyetine sığınmıştır. Bu durum Azerbaycana da tanıştır. Rusiya ve yabançı ülkelerin yarımı ile Ermeni orduları Qarabğı işgal itmiş, 800 binden çok kişi kaçkına çevrilmiştir. Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Folklor Enstitutusu kaçkınlar yaşayan bölgelerde alan çalışmalarında folklor melzemelerı toplamıştır. Toplanan folkor örneklerinde 7 kitap basılmıştır. Bu alan çalışmaları hale de devam ediyor.

Böyle düşünüyoruk ki, Türkiyede kaçkın olan Türkmenlerden de folklor örnekleri toplanarak yayınlanmalıdır.

THE ROLE OF FOLKLORE IN THE PROTECTION OF NATIONAL ASSETS OF JOLAN TURKMANS Ali Shamil Huseyinoghlu, Head of Department of International Relations in Azerbaijan National Academy of Sciences Institute of Folklore , alishamil@yahoo.com Abstract There are not only Arabs, Duruzs but also Turkmans as well among Joran people who live on the borderland between Syria and Israel. Some of Turkmans who were deported from the villages Eyn Ayshe, El Kadiriye, El Rizeniye, El Sindiyene, El-Jedide, Eyn El Kara, Eyn El Sumsum, El Elika, Eyn El Alak, El Ahmediye, Kefer Nefah, El Mugir, El Mugir, Hafar, El Hivan, Medinit El Bas where they had settled during Syria-Israel war in 1967 have been living in the slums and poor areas such as Seyyide Zeynep, Hajaresvet and Kadem in Sham, mainly Jolan (Joneytira which is under UN control) until civil war. There is not much detailed information about the condition of Jolan Turkmans whose number is nearly seventy thousand for the last three years. Before civil war the samples of folklore, dialects, and life stories of Jolan Turkmans had been collected. Though more than two million Turkmans have been arabized in Syria yet Jolan Turkmans who live isolated among Arabs succeeded to prevent themselves from being arabized despite being under systematic oppression thanks to their rich manis, proverbs, traditions. The materials collected from Jolan Turkmans will be touched upon in this article, their traditions will be analyzed, the reasons why we wrote a book about Jolan Turkmans. In order to contribute to the works on history, traditions, folklore of Turkmans we decided to conduct a presentation in the symposium. Key words: Jolan people, Turkmans, Syria, Israel occupation, folklore

Kaynaklar

1. Atasoy Fahri. (2014). Suriye gerçeği ve Suriye Türkmenlerinin geleceği, Türk Yurdu dergisi, sayı 317, Ocak.

2. Asgerov Afzeleddin. (2014).Ümumtürk folkloru tarihinde Oğuzname yaradicılığı, “Elm və tehsil neşriyatı, Bakı.

3. Çetin Turhan. (Doç.Dr. Gazi Universiteti). Cenevre Kavşağına doğru Suriye... “Türk Yurdu” dergisi, 2014, Ocak. Yıl, 103. Sayı: 317.

4. Deniz Turkmen Oglu. Suriye Türkmenleri. (http://www.gulceedebiyat.net/konu-suriye-turkmenleri-17932.html

5. Fadi İsa, Şabanî Hişam. Suriye Türkmenlerinin Güney bölümü Golan Türkmenleri (Tarihsel, coğrafî, etnik ve dilsel Golan Türkmenlerine dair). (Ali Şamilin şahsi axşivi)

6. Özdağ Ümid, 2012, Suriye Türkleri, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/suriye-turkleri-22058yy.htm

7. Şamil Əli (2002). Colan Türkləri - qarabağlıların tale qardaşları. “Ayna” qəzeti, 28 iyun, sayı 25 (667), səh. 9.

8. Şamil Əli (2002). Colan Türklərinin Folkloru. Filoloji araşdırmalar XVI kitab, Bakı.

9. (http://www.diplomatikgozlem.com/TR/belge/1-7336/suriyede-golan-turkmenleri-varlik-mucadelesinde.html)

10. (http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber& ArticleID=41890).

11. (http://www.zaman.com.tr/dunya_golan-tepeleri-nicin-onemli_431441.html)

82
0
0
Yorum Yaz